Karotis Arter Stenozunun Ultrasonografik Değerlendirilmesinde Güncel Yaklaşımlar ve Darlık Kriterleri

26-04-2025

Yazar : Dr. Cenay Karabörk Kılıç

Karotis Arter Stenozunun Ultrasonografik Değerlendirilmesinde Güncel Yaklaşımlar ve Darlık Kriterleri

Karotis arter hastalığı, iskemik inmenin önemli nedenlerinden biridir ve hastalığın erken tanısı ile uygun şekilde sınıflandırılması, mortalite ve morbiditeyi azaltmada kritik rol oynamaktadır. İskemik inmelerin yaklaşık %87’si tromboembolik mekanizmalarla meydana gelirken, bu olguların %15’inde embole kaynağının karotis bifurkasyonundaki aterosklerotik plaklar olduğu bildirilmektedir. Bu doğrultuda, karotis ultrasonografi (US); noninvaziv, kolay ulaşılabilir ve radyasyon içermeyen yapısıyla, karotis arter hastalığının tanı ve izlemi için birincil görüntüleme yöntemi olarak öne çıkmaktadır.

Karotis US Temel Bileşenleri

Karotis ultrasonografi incelemesi şu üç ana bileşene dayanır:

  1. Gri skala görüntüleme: Damar duvarı ve plak morfolojisinin değerlendirilmesi
  2. Renkli Doppler görüntüleme: Akım yönü ve hızının görsel takibi
  3. Spektral Doppler analizi: Kantitatif ölçümler ve stenoz derecelendirmesi

Bu üç komponentin birlikte değerlendirilmesi, hem plak karakterizasyonunu hem de hemodinamik etkilerin güvenilir şekilde analizini mümkün kılar.

SRU Kriterleri ile ICA Stenozunun Derecelendirilmesi

Society of Radiologists in Ultrasound (SRU), 2002 yılında bir konsensus paneli ile internal karotis arter (ICA) stenozunun derecelendirilmesine yönelik Doppler ultrasonografi temelli kriterleri tanımlamıştır. Bu kriterler, peak sistolik velocity (PSV) başta olmak üzere, ICA/CCA PSV oranı ve end-diastolik velocity (EDV) gibi parametrelerin birlikte kullanımını esas alır.

Aşağıda SRU konsensus kriterlerine göre ICA darlık dereceleri özetlenmiştir:

Stenoz Derecesi

PSV (cm/sn)

ICA/CCA PSV Oranı

EDV (cm/sn)

Plak Görünümü

Normal

<125

<2.0

<40

Yok

<50%

<125

<2.0

<40

Minimal veya yok

50–69%

125–230

2.0–4.0

40–100

Belirgin plak

≥70%

>230

>4.0

>100

Lümende daralma

Near-total

Değişken

Değişken

Değişken

Dar lümen mevcut

Total oklüzyon

Akım yok

Lümen izlenmez

 

Klinik Uygulamada Not Edilmesi Gereken Noktalar

  • ICA’daki PSV'nin >125 cm/sn olması, hemodinamik olarak anlamlı bir darlığı düşündürse de, tanı için tek başına yeterli değildir.
  • Özellikle ICA/CCA PSV oranı >2.0 olması, %50'nin üzerinde bir darlık için destekleyici bulgudur.
  • EDV’nin >100 cm/sn olması, %70’in üzerindeki ciddi stenozlarda sık izlenir.
  • Renkli Doppler bulgularında aliasing, akım daralması ve poststenotik türbülans gibi eşlik eden bulgular, spektral Doppler verileriyle korele edilmelidir.
  • Poststenotik türbülans ile birlikte spektral pencerede doluluk (“spectral broadening”) izlenmesi, hemodinamik etkisi olan bir darlık lehine değerlendirilmelidir.

SRU Kriterlerinin Uygulama Avantajları

SRU kriterlerinin klinik kullanımda yaygın kabul görmesinin temel nedenleri şunlardır:

  • Yüksek duyarlılık ve özgüllük oranlarına sahiptir (PSV >230 cm/sn için %90 üzeri özgüllük).
  • Noninvaziv yöntemlerle cerrahiye aday olabilecek hastaların doğru seçilmesine katkı sağlar.
  • Doppler ölçümlerine ek olarak gri skala ve renkli Doppler bulgularının dahil edilmesini önererek, yanlış pozitif ve negatif sonuç riskini azaltır.
  • Karotis endarterektomiye aday olan hastaların takip ve planlamasında klinisyenlere güvenli rehberlik sunar.

Plak Karakterizasyonunun Önemi

SRU kriterleri temel olarak akım hızlarına dayansa da, plak yapısı ve yüzey morfolojisi de inme riskini öngörmede büyük önem taşır:

  • Hiperekojenik (kalsifiye) plaklar genellikle stabildir.
  • Hipoekojenik veya heterojen plaklar intraplaque hemoraji veya lipid çekirdek içerebilir ve bu durum plak instabilitesi ile ilişkilidir.
  • Yüzeyi düzensiz veya ülserasyon gösteren plaklar, embolik olay riskini artırır.

Bu nedenle, gri skala görüntüleme ile birlikte renkli Doppler ve spektral Doppler bulgularının entegre değerlendirilmesi önerilmektedir.

Sonuç

Karotis arter stenozunun ultrasonografik değerlendirilmesinde SRU kriterleri, klinik uygulamada geçerliliği yüksek ve güvenilir bir sistem sunar. Ancak doğru bir sınıflama yapılabilmesi için Doppler ölçümleri, plak morfolojisi, akım paternleri ve tüm ultrasonografik bulguların birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Özellikle semptomatik hastalarda endarterektomi kararı gibi kritik tedavi süreçleri, bu bütüncül değerlendirme yaklaşımına dayanarak planlanmalıdır. Sonuç olarak, SRU tabanlı bir yaklaşım, hem tanı hem de izlem süreçlerinde klinik yönetimi belirgin ölçüde iyileştirmektedir.

 

Kaynaklar:

  1. Grant EG, Benson CB, Moneta GL, Alexandrov AV, Baker JD, Bluth EI, Carroll BA, Eliasziw M, Gocke J, Hertzberg BS, Katanick S, Needleman L, Pellerito J, Polak JF, Rholl KS, Wooster DL, Zierler RE. Carotid artery stenosis: gray-scale and Doppler US diagnosis--Society of Radiologists in Ultrasound Consensus Conference. Radiology. 2003 Nov;229(2):340-6.
  2. Sevco TJ, Patel MK, Deurdulian C. Carotid Ultrasound. Radiol Clin N Am. 2025;63(1):137–152.
  3. Freels P et al. US of Extracranial Cerebral Vessels: A Primer. RSNA Educational Exhibit VAEE-13, 2021.
  4. David E, Grazhdani H, et al. Imaging of Carotid Stenosis: Where Are We Standing? Diagnostics. 2024;14(1708):1–13.